Gazi Üniversitesi, Türkiye’nin İlk Yerli ve Milli Gen Tedavisi Araştırma Sürecini Başlatıyor
30 Ocak 2026 | 14:48

Üniversitemiz, Tıp Fakültesi Çocuk Metabolizma ve Çocuk Genetik Bilim Dalları ile Prof. Dr. Alev Hasanoğlu Faz 1 Klinik Araştırmalar Merkezi öncülüğünde, YÖK ADEP desteğiyle yürütülen çalışmalar sonucunda, dünyanın en büyük gen tedavisi üreticilerinden Charles River Laboratuvarları ile stratejik bir iş birliği başlattı. 21 Ocak 2026 tarihinde ABD’de tüm dünyaya duyurulan bu ortaklık ile uluslararası standartlarda üretilecek ilk gen tedavisi ürününün araştırma süreci başlatıldı.

Bu iş birliği kapsamında Rektörümüz Prof. Dr. Uğur Ünal, Prof. Dr. Alev Hasanoğlu Faz 1 Klinik Araştırmalar Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyarette Rektörümüze, Rektör Yardımcıları; Prof. Dr. Hasan Tezer ve Prof. Dr. Serhat Karyeyen, Gazi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Atalar, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Okur ve Çocuk Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Süheyl Ezgü eşlik etti.

Rektörümüz Prof. Dr. Uğur Ünal, Anadolu Ajansı’na yaptığı basın açıklamasında, bugün, Gazi Üniversitesi ve ülkemiz için bilimsel anlamda tarihi bir adımın; “ülkemizin ilk yerli ve milli onaylı gen tedavisi” araştırma sürecinin haberini vermekten gurur duyduğunu ifade etti. Gazi Üniversitesi olarak, tıp alanında yürütülen akademik çalışmalarla endüstriyel üretimi buluşturarak bu gen tedavisi sayesinde ülkemizde ve tüm dünyada, çocuklarımızın yaşam kalitesini yükselteceklerine olan inancının tam olduğunu dile getirdi.

Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim, Çocuk Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Süheyl Ezgü ise, beş sene önce Prof. Dr. Alev Hasanoğlu Faz 1 Klinik Araştırmalar Merkezi’nin açılışını yaparken dünyanın en önemli merkezleri arasında olmayı hedeflediklerini ve şu anda bunu başardıklarını, merkezlerinde ondan fazla gen tedavisi araştırmasının devam ettiğini kaydetti. Prof. Dr. Ezgü, bu iş birliğinin üniversitemizin dönüştürücü tedaviler geliştirme misyonu açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

İş birliği kapsamında öncelikli olarak, kandaki fosfat seviyelerinin düşüklüğü ile karakterize, nadir ve kalıtsal bir hastalık olarak bilinen,  kemik ağrısı, inflamasyon ve hareket kısıtlılığına yol açan ve hipofosfatemi ile ilişkili olarak çocukların yaşam kalitesini ciddi boyutta etkileyen genetik hastalık için tedavi geliştirilmesi hedefleniyor. Charles River Laboratuvarları’nın sağlayacağı teknolojik altyapı ve hayvansal bileşen içermeyen özel plazmidler sayesinde, gen tedavisi projelerinin çok daha kısa sürede ve düşük maliyetle hayata geçirilmesi planlanıyor.

Akademik araştırmaların klinik uygulamalara dönüşümünü hızlandıracak bu adım, Türkiye’nin biyoteknoloji ve ileri tedavi ürünleri alanında uluslararası görünürlüğünü de artıracak. Üniversitemiz benzer çalışmalarımız ile 2024 yılında Toplumsal Katkı alanında YÖK Üstün Başarı Ödülüne layık görülmüştü. Çalışmalarımıza destekleri için YÖK ve Sağlık Bakanlığımıza teşekkür ederiz.

Çalışmalarımız, bu hastalığın mağduru olan tüm evlatlarımıza yerli ve milli tedavi seçeneği sağlayana kadar kararlılıkla devam edecektir.

fotoğraf-1 fotoğraf-1 fotoğraf-1 fotoğraf-1 fotoğraf-1 fotoğraf-1
background image