Üniversitemizde “Hocalı Soykırım Teşebbüsünün 29’uncu Yılında Karabağ” Paneli Düzenlendi
26 Şubat 2021 14:10

Üniversitemizde “Hocalı Soykırım Teşebbüsünün 29’uncu Yılında Karabağ” paneli çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Selma Yel’in yaptığı panele konuşmacı olarak Millî Savunma Üniversitesinden emekli Tuğgeneral Osman Gazi Kandemir ile Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şahingöz katıldı.

Panele, Rektörümüz Prof. Dr. Musa Yıldız, Gazi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Selvi, öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı. Rektörümüz Prof. Dr. Yıldız, böylesi anlamlı bir günde paneli düzenleyen Atatürk İlkeleri İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğüne teşekkür ederken, 29 yıl önce bugün Hocalı’da Türk dünyasının yüreğine kor ateşi düştüğünü ve 613 soydaşımızın Ermeniler tarafından hunharca katledildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Yıldız, Karabağ’da Azerbaycan’ın aldığı zaferin bir nebze olsun yüreklerdeki acıyı dindirdiğini anlatarak, “Bundan sonraki süreçte Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin daha da güçlenerek, Türkistan coğrafyasına barış, huzur ve refah getirmesini umut ediyoruz” dedi.

Panelde ilk sözü alan Prof. Dr. Şahingöz, Hocalı katliamının münferit bir olay olmadığını, güçlü ülkeler tarafından maşa olarak kullanılan Ermenilerin planlı olarak yaptığı bir katliam olduğunu anlattı. Prof. Dr. Şahingöz Türkistan coğrafyasında Türklerin yeniden güçlenmesinden rahatsız olan emperyalist ülkelerin oyunları olduğunu belirterek, “Yunanistan ile yaşadığımız sürtüşmeler buna örnek gösterilebilir. Aynı şekilde yakın geçmişte Ermenilerin Karabağ’da Azerbaycan sivillerine saldırması da bu duruma başka bir örnek olaydır” diye konuştu.

Osman Gazi Kandemir sözlerine Gara’da şehit düşen 16 vatandaşımıza Allah’tan rahmet dileyerek başladı. Kandemir, Ermenistan’ın aslında küçük ve zayıf bir devlet olmasına karşın Ermeni diasporasının dünyada çok güçlü olması sebebiyle Türkistan coğrafyası için tehdit unsuru olduğunu anlattı. Osman Gazi Kandemir, 1992-1993 yıllarında Karabağ’ın işgal edildiği dönemde Ermenileri, Rusya, Fransa, ABD gibi ülkelerin desteklediğini anımsatarak, “İşte burada Ermeni diasporasının güçlü ve tehlikeli olduğu görülüyor. Öyle ki, her 24 Nisan tarihinde "ABD ne diyecek" diye bekler hâle geldik. Diaspora yapısı nedeniyle 30’dan fazla ülkenin parlamentosu sözde Ermeni soykırım iddialarını kabul etti. Ne yazık ki diaspora etkisiyle Ermenistan’a giden bazı ülke başkanları, buna Arap ülkeleri de dahil, ülkedeki sözde soykırım anıtına çelenk bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Kandemir, Ermeniler tarafından 1992 yılından bu yana işgal altında olan Karabağ’ın 2020 yılında özgürlüğüne kavuşturulmasını diasporanın gücüne bağladı. Son Karabağ Savaşı'nda Ermeni diasporasının dünyanın çeşitli ülkelerinde faaliyetlerine devam ettiğini anlatan Kandemir, “Bazı ülkelerin meclis ya da resmî binaları önünde gösteriler düzenlediler. Dünyaca tanınmış bazı Ermeni kökenli isimler sosyal medya üzerinden mesajlar attılar. Ayrıca bir takım yardım kampanyaları düzenlediler. Örneğin Ermeni asıllı Amerikalı Kim Kardashian bir yardım kampanyası başlattı ve 1 milyon dolar nakit para yardımı yaptı. Dünya çapında 73 ülkeden Ermeniler için 170 milyon dolar toplandı. Ancak bu kampanyada bekledikleri ilgiyi göremediler. Bu süreçleri biz de yakından takip ettik. Bu paranın yüzde 45’i ABD’de, yüzde 30’u Yunanistan’da, yüzde 10,7’si ise Rusya’da toplandı. Fransa’da toplanan parayı o ülkede yaşayan Ermenilere böldüğünüzde bir sandviç parasına denk geliyor. ABD’de ise bu rakam 50 dolara karşılık geliyor. Neticede bu kampanya Ermeni diasporası için hayal kırıklığı, çünkü Karabağ Savaşı sırasında da Ermeni diasporasına olan ilginin azaldığını gözlemledik” diye konuştu. Panel, Prof. Dr. Selma Yel’in kapanış konuşmasının ardından sona erdi.