Üniversitemiz, KOVID-19 Bulaşma Riskini Hesaplayan Yeni Bir Yöntem Geliştirdi
24 Aralık 2020 14:56

Üniversitemiz, kapalı alandaki havalandırma durumu, kişi sayısı, bulaştırıcı kaynak sayısı, ortamda bulunma süresine göre Covid-19'un bulaşma riskini ve yeni vaka sayısını hesaplayabilen bir yöntem geliştirdi.

Buna göre, havalandırması olmayan 35 metrekarelik kapalı alanda 30 kişinin 1 saat boyunca bir arada bulunması ve 1 kişinin bulaştırıcı olması halinde bulaş riski yüzde 47 olarak hesaplanırken, bu sürenin sonunda 14 yeni vakanın olacağı öngörüldü.

Doğal havalandırma yani mekândaki pencerelerin açık olması halinde aynı koşullarda risk yüzde 30'a yeni vaka sayısı ise 9'a düşüyor. Mekanik havalandırma durumunda ise aynı koşullarda risk yüzde 2'ye düşerken, yeni vaka sayısı ise 0,6 olarak tahmin ediliyor.

Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeki Yılmazoğlu, hesaplama aracının belirsizlikler nedeniyle kesin bir enfeksiyon riski sonucu veremeyeceğini ancak bulunulan ortamdaki değişkenlere bağlı olarak bir tahmin yapabileceğini ifade etti.

Doç. Dr. Yılmazoğlu, hesaplama yönteminde kapalı alanın havalandırma durumu, ortamdaki kişi sayısı, bulaştırıcı kaynak sayısı, ortamda bulunma süresi ve saatte verilen enfeksiyon dozu miktarının baz alındığını belirterek, "Hesaplama aracında birim zamanda havaya katılan enfeksiyon doz miktarı kullanıcı tanımlı olarak bırakılmıştır ve örnek hesaplamalarda 48 kuanta/saat olarak değerlendirilmiştir. Literatürde ise yeni tip koronavirüs (Covid-19) için bu değerin kişilerin yüksek sesle konuşma, şarkı söyleme gibi aktivite durumlarına göre 300 kuanta/saat arasında değiştiği gösterilmiştir" diye konuştu.

Kapalı alanların havalandırmalarında 3 farklı durumu dikkate alarak, risk yüzdesini hesapladıklarını dile getiren Yılmazoğlu, bunları ''havalandırma olmaması'', ''mekanik havalandırma'' ve ''doğal havalandırma'' olarak sıraladı. Doç. Dr. Yılmazoğlu, bu havalandırma durumlarına ve maruz kalma süresine göre, risk oranını hesaplayarak risk yüzdesinin ve yeni vaka sayısının tahmin edilebileceğini söyledi.

Yılmazoğlu, tüm değişkenlerin risk faktörlerini dikkate alarak hesaplama yaptıklarına işaret ederek, şu bilgileri verdi: “Elde edilen sonuçlar başlığı altında olasılık yüzdesi ve olası yeni vaka sayıları gösterildi. Hesaplamalar erişkin birey solunum özellikleri dikkate alınarak gerçekleştirildi. Ortamda bir süper yayıcının olması durumunda da birim zamanda ortama verilen doz miktarı değişeceği için sonuçlar da etkilenecektir. Bu hesaplama aracı, maske, fiziksel mesafe, hijyen koşuluyla bir yaklaşımı ortaya koymaktadır ve salgının önlenmesinde havalandırmanın önemini göstermektedir.

Havalandırması olmayan 35 metrekarelik alana ve 2,6 metre yüksekliğe sahip bir kapalı alanda 30 kişinin 1 saat boyunca bir arada olması ve 1 kişinin bulaştırıcı olması halinde bulaş riski yüzde 47 olarak hesaplanırken, bu sürenin sonunda 14 yeni vakanın olacağı öngörüldü. Doğal havalandırma yani mekândaki pencerelerin açık olması halinde aynı koşullarda risk yüzde 30 olarak hesaplanarak, 1 saat sonra 9 yeni vakanın olabileceği tahmin edildi. Mekanik havalandırma durumunda ise aynı koşullarda riskin yüzde 2'ye düştüğü, yeni vaka sayısının ise 0,6 olduğu hesaplandı."

Yılmazoğlu, hesaplama aracının kapalı alanda Wells-Riley modellerine göre enfeksiyon riski yüzdesi ve yeni vaka sayısı için bir öngörüde bulunmak adına kullanılabileceğini belirtti. Teknik kullanılırken, hesaplama aracının limitlerinin olduğu, ortamda süper yayıcının bulunması, duyarlı kişilerin durumu gibi birçok etkenin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Yılmazoğlu, "Çalışma, kapalı alanlarda bulaşı önlemek için havalandırmanın önemini bir kez daha ortaya çıkardı. 40 dakikada sadece sızıntı durumunda (pencereler kapalı) risk yüzde 30 dolayında iken mekanik havalandırma ile bu risk yüzde 1'lere kadar düşürülmektedir” dedi.

Hesaplama aracında farklı mekânlar ve bu mekânlar için gerekli olan havalandırma debileri seçilebildiğine işaret eden Yılmazoğlu, ek olarak mekanik havalandırma durumunda filtrasyon tutma veriminin risk yüzdesi ile ilişkilendirilmesinin filtre seçimi için de bir öngörüde bulunmayı sağladığını belirtti.

 

Haberin ingilizce metni için tıklayınız.