Duyurular
02 Ağustos 2019 17:34

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, içinde bulunduğumuz 21.Yüzyılda bir dünya devleti olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, 11 Ocak 2016’da 1128 akademisyenin imzasıyla kamuoyuna deklare edilen ve milletimizin birlik ve beraberliğini ve toplumsal huzurumuzu bozmayı hedefleyen sözde “barış bildirisi” isimli metin, hepimizi derinden yaralamıştır. Söz konusu metinde, yıllardır bölücü terör örgütüne karşı vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve milletimizin birlik ve beraberliği için her türlü zorlu koşullar altında mücadele eden güvenlik güçlerimizin yürüttüğü faaliyetler bir tür savaş olarak gösterilmeye çalışılmış, PKK terör örgütünün başta bölge halkı olmak üzere, tek amaçları ülkeye hizmet olan devlet memurlarına yönelik yapmış olduğu zulüm ve katliamlar görmezden gelinmiştir. Aynı bildiride, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, PKK terör örgütü ve arkasındaki güçlerin devletimizin varlığına, milletimizin birliğine yönelik kasti davranışlarına karşı yapmış olduğu meşru müdafaası, programlı bir kıyım olarak değerlendirilme cüretinde bulunulmuştur.

 Gazi Üniversitesi yönetimi olarak, milli güvenliğe yönelik bu ve benzeri yaklaşımların Türkiye’de olduğu gibi dünyanın her yerinde bir suç olduğunu, toplumsal karşılığının olmadığını ve akademik ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini  ifade ediyor, bütünüyle terör örgütü propagandası yapan ve Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar sonrası tekrar kamuoyu gündemine gelen sözde “barış bildirisini” şiddetle kınıyoruz.

Devletimizin bekası, vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği karşısında tehdit oluşturan her türlü girişimin, dün olduğu gibi bugün de karşısında olduğumuzu, yarın da olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.