15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Programı
17 Temmuz 2020 15:44

 

Aziz milletimizin istiklaline kasteden 15 Temmuz hain darbe girişimini unutturmamak ve necip milletimizin şanlı direnişiyle kazanılan büyük zaferi kutlamak için Üniversitemiz Rektörlüğü tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programı düzenlendi. Program Üniversitemiz sosyal medya hesaplarından da canlı yayınlandı.

Program Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere 15 Temmuz darbe girişiminde ve geçmişten günümüze her türlü badirede vatan bütünlüğünü korumak için canlarını feda eden şehitlerimizin anısına bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Gazi Üniversitesinin 15 Temmuz Şehitleri Belgeseli’nin izlenmesinin ardından konuşmalara geçildi. Rektörümüz Prof. Dr. İbrahim Uslan konuşmasına dün Ağrı’da düşen uçakta hayatını kaybederek şehit olan 7 emniyet mensubuna rahmet dileyerek başladı.

Milli iradeye vurulmak istenen hain darbe girişiminin üzerinden dört yıl geçtiğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Uslan, “O karanlık gecede yaşananların aklımızdaki ve gönlümüzdeki izleri çok canlı bir şekilde durmakta.  Bu ihaneti asla unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı, vatanı böldürmeyeceğimizi, bayrağı indirmeyeceğimizi, ezanı susturmayacağımızı buradan bir kere daha dile getirmek istiyorum” dedi.

Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyanın bütün dünyanın kontrol etmek istediği bir coğrafya olduğunu anlatan Rektörümüz Uslan, bu nedenle saldırıların ardı arkasının kesilmediğini dile getirdi. Prof. Dr. İbrahim Uslan, 15 Temmuz 2016 tarihinde yüz yüze kalınan ihanetin de bunun en vahşi ve en yaralayıcı örneklerinden birisi olduğunu vurguladı.

“15 Temmuz; devletimizin bekasını, milletimizin istiklalini ve istikbalini hedef alan iç ve dış düşmanlarımızın ortaklaşa gerçekleştirdikleri haince girişimin, darbe ve işgal girişiminin bir diğer adıdır” diyen Rektör Prof. Dr. İbrahim Uslan şu noktaya dikkati çekti: “Fetullahçı terör örgütü eliyle sahneye konulan bu menfur saldırı ve işgal girişimi fedakâr,  basiretli ve necip milletimizin tek yürek halinde karşı duruşuyla akim bırakılmıştır. Milletimiz, gözü dönmüş eşkıyanın gasp ettiği milletin tankıyla, topuyla, uçağıyla saldırısını sinesini siper ederek önlemiş, bağımsızlık ve onuru için ölümü göze almıştır. 15 Temmuz gecesi; istiklâl ve istikbâli yok edilmek istenen aziz milletimizin, işbirlikçi hainler aracılığıyla işgal edilmek istenen cennet vatanımızın en son kurtuluş mücadelesinde, başkomutanından, vatan uğruna gözünü kırpmadan canını ortaya koyan bu aziz milletin her ferdinin fedakârlığı, şanlı direnişi, tarihimizin altın sayfalarında hak ettiği yeri kuşkusuz alacaktır.”

Prof. Dr. İbrahim Uslan, Kıbrıs Barış harekatından bugüne kadar toplam 40 şehit veren Gazi Üniversitesinin 15 Temmuz’da 7 şehit verdiğini söyledi. Rektörümüz Uslan, şehitlerimizin adlarının A kapısı girişi yanında bulunan meydandaki anıtta ölümsüzleştirildiğini anlattı.  

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan, günümüzde ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin, bilim ve teknoloji alanındaki gelişmişlikleriyle ölçüldüğüne de değinerek konuşmasına şöyle devam etti:  “Ülkeler bu alanlara ciddi kaynaklar ayırmakta, bilimsel ve teknolojik gücü ile milli gücü tahkim etmektedirler. Biz de üniversite olarak göreve geldiğimiz 29 Temmuz 2016 tarihinden bu yana savunma sanayii başta olmak üzere yüksek katma değere sahip stratejik işbirliklerimize ve ar-ge faaliyetlerimize özel bir önem verdik. Ülkemizin ve Ankara’mızın önemli araştırma üniversiteleri ve stratejik kuruluşlarıyla Savunma Sanayii Başkanlığımızla, Aselsan’ımızla, TUSAŞ’ımızla, Roketsan’ımızla ve birçok stratejik kuruluşumuzla,  çok önemli projelere imza attık ve imza atmaya devam ediyoruz. Bu alanda ülkemizin en prestijli teknoparkı olacağı öngörülen Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi içindeki 200 dönümlük Tekno-HAB’ın Savunma Sanayii Başkanlığı, Aselsan ve TUSAŞ ile birlikte 4 kurucu ortağından ve sermayedarından biri olduk. İnşallah 8-10 ay içinde 5500 metrekare kapalı alana sahip ilk bina da TUSAŞ tarafından Gazi Üniversitesi adına yapılarak üniversitemize teslim edilecek. Ülkemizin istikbali ve istiklali için her türlü gayreti bundan sonra da sürdüreceğimize olan inancımı ifade etmek istiyorum.”

Rektörümüz Prof. Dr. İbrahim Uslan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nde, ebediyete uğurladığımız şehitlerimizi rahmetle yâd ederek ve gazilerimize sağlıkla afet dileyerek konuşmasını tamamladı.

Şehit Yakınları Gaziler ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Federasyonu Başkan Vekili Sayın Salih Çetin ise düzenlenen programdan dolayı Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan’a şehit yakınları ve gaziler adına teşekkür etti. 15 Temmuz’da hayatını kaybedenlerin acılarının halen taze olduğunu belirten Çetin, hainlere fırsat verilmemiş olmasının da onurunu yaşadıklarını vurguladı. Salih Çetin, Türk milletinin Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı gibi 15 Temmuz’da da destan yazdığını söyleyerek, bu milletin bir ferdi olmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Üniversitemiz Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sayın Selma Yel ise  “15 Temmuz ve Tarihsel Arka Planı” konulu bir konuşma yaptı.

15 Temmuz’un neden ve nasıl olduğunun cevabının net olmadığını söyleyen Prof. Dr. Selma Yel, “Gerçeklerin üzerini kapatmak ve dezenformasyon hususuyla gerçekleri gölgelemek konusunda çok mahir olan başta ABD’nin ülkemizdeki işbirlikçilerinin yoğun mesaisiyle nasıl büyük bir büyük tehlike atlatıldığı ve o gece cansiperane devletini, milletini korumak üzere darbecilere karşı çıkan milletin cesaret ve fedakarlığı unutturulmak istenmekte” dedi.  

Osmanlı Devleti’nden bu yana darbelere yabancı olmadığımızı anlatan Selma Yel, bunun bir rastlantı olmadığını söyledi. Anadolu’nun uygarlıkların geçit yaptığı coğrafya olduğunu ve bu uygarlıkların yok olduğunu belirten Prof. Dr. Yel, “Nedeni Anadolu coğrafyasının milattan önceki yüzyıllardan itibaren dünyanın en önemli coğrafyalarından birisi hatta birincisi olması.

Bu coğrafyayı kontrol eden dünyayı kontrol ediyor. Bunu asla unutmamamız gerekiyor. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda bu coğrafya her zamankinden fazla önem kazanmış vaziyette. Bu coğrafyada en uzun süreli devlet olarak ayakta kalabilen Türkler. Üçüncü bir Türk devletiyle devam ediyoruz ve sonsuza kadar devam edeceğiz inşallah” diye konuştu.

Prof. Dr. Selma Yel, Ortadoğu’da petrol nakil yollarında ABD’nin askeri üstlerinin bulunduğunu ve Türkiye’nin de bu üstlerle çevrili olduğunu söyleyerek şunları söyledi: “ABD’nin enerji ihtiyacı yok. Ancak Türkiye’de dâhil olmak üzere birçok ülkenin çok fazla enerji ihtiyacı var. AB yüzde 70 enerji ihtiyacını Hazar-Kafkasya bölgesinden sağlıyor. Bu coğrafyayı kontrol eden AB’yi kontrol eder mi? Evet, eder. Onun için de ABD’nin bu coğrafyadan gitmeye hiç niyeti yok. ABD Çin’in büyümesinden de rahatsız. Çin’in önünü kesmek için de bu coğrafyayı kontrol etmek istiyor.”

Türkiye’nin dünya siyaset sahnesinde bir oyun kurucu olarak “ben de varım” dediğinin altını çizen Yel, Türkiye’nin yolundan dönmeyerek devam ettiğini dile getirdi. ABD veya İngiltere’nin Türkiye söz konusu olduğunda doğrudan müdahale etmediğini de anlatan Selma Yel, Türk milletinin 15 Temmuz’da olduğu gibi açık işgal ya da açık savaşlara topyekûn bir halde net cevap verdiğini, asla geri atmadığını söyledi. Prof. Dr. Yel, halkın tek yürek olarak birleşmesini önlemek için 1800’lü yıllarda Osmanlı’da olduğu gibi ülkeyi derinden ele geçirmek gerektiğini ifade etti. Bu nedenle dışarıya çalışan eğitim kurumlarına dikkat edilmesi uyarısında bulunan Prof. Dr. Selma Yel, ABD’nin Türk-İslam coğrafyasını kontrol etmek için Fethullahçı eğitim kurumlarını araç olarak kullandığını sözlerine ekledi.

15 Temmuz’da sadece bu ülkenin değil, bütün coğrafyanın makûs talihinin değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Selma Yel,  Türk milletinin direnişiyle 15 Temmuz hareketinin arkasında yer alanların ağızlarının payını aldığını da dile getirdi.

Prof. Dr. Selma Yel’in konuşmasının ardından Rektörümüz Prof. Dr. İbrahim Uslan ve Salih Çetin birbirlerine hediye takdiminde bulundu.

“15 Temmuz’da Yaşananlar” konulu minyatür serginin açılışıyla devam eden program, serginin gezilmesinin ardından sona erdi.