Hemşirelik Haftası, Gazi Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen bir etkinlikle kutlandı. Gazi Hastanesi 75. Yıl Konferans Salonu’nda 16 Mayıs’ta gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, Türkiye’de çok ciddi doktor ve hemşire açığının olduğunu söyledi. Büyükberber; doktor, hemşire ve sağlık çalışanları kadar özverili çalışan başka bir meslek grubunun olmadığını ve en çok ezilen kesiminde sağlık çalışanları olduğunu ifade etti. Rektör Büyükberber, diğer fakültelere oranla, tıp fakültesinde görev yapan akademisyenlerin hayat tempolarının daha fazla olduğunu kaydetti.

Sağlık çalışanlarının kutsal bir iş yaptığını belirten Büyükberber, hemşirelik mesleğinin çok zor bir iş olduğunu, hemşirelerin gecesi ve gündüzünün olmadığını ifade etti. Prof. Dr.  Büyükberber, tıp kökenli bir rektör olarak hemşirelerin sorunları ile ilgili çalışmalar yaptığını dile getirdi.

Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, Türkiye’de tıbbın gidişatını çok olumlu bulduğunu ve tıp alanındaki çalışmaların dünyayla yarışır boyutlarda olduğuna değindi. Büyükberber, Türkiye’nin tıp hizmetleri açısından Avrupa’dan daha iyi bir noktada olduğunu söyledi.

Türkiye’de hemşirelik mesleğinin her geçen gün kalite açısından daha da ileriye gittiğini kaydeden Rektör Büyükberber, “Türkiye’de çok ciddi doktor ve hemşire açığı var. Bununla ilgili çok ciddi çalışmalar var. Hemşirelik fakültelerinin sayılarının arttırılması yönünde ciddi çalışmalar var. Hemşirelikte akademisyen sayısı çok az. Bir an önce hemşire akademisyen sayısının arttırılması gerekiyor. Burada en önemli gayret üniversitede çalışan hemşirelere düşüyor” dedi.

Çevre ülkelerin Türkiye’den çok fazla hemşire talebi olduğunu ifade eden Rektör Süleyman Büyükberber, Türkiye’nin hemşire yetiştirilmesi konusunda istekli olduğunu ve deneyimli bir kadroya sahip olduğunu kaydetti.

Rektör Büyükberber, halka en yakın üniversitenin Gazi Üniversitesi olduğunu vurgulayarak, “Halkın en kolay ulaşabildiği ve sıcak gördüğü üniversite ve hastaneye sahibiz” dedi.

Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Gülten Özden ise hemşireliğin bilimsel temele dayalı uygulamalarla insani değerleri birleştiren profesyonel bir meslek olduğunu söyledi. Özden, Uluslar arası Hemşirelik Konseyi ve Dünya Sağlık Örgütü’nün hemşirelik mesleğinin sağlık sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğunu, hedeflere ulaştırmada kilit rol oynadığını belirtti. Gülten Özden, hastanelerde hemşireler sağlık ekibi içerisinde hasta bireyin ve ailenin her türlü problem için ilk başvurdukları ve bu görevleri nedeniyle sağlık ekibi içerisinde iletişimi sağlayan en önemli sağlık personeli olduğunu ifade etti.

Hemşireliğe duyulan ihtiyacın evrensel olduğunu, insan yaşamına, onuruna ve halklarına saygının hemşirelik kavramı içinde yer aldığını ifade eden Özden, hemşirelik mesleğinin yaş, din, cinsiyet, sosyal durum farklılığı gözetmediğini söyledi.

Türkiye’deki hemşirelik istihdamı hakkında bilgiler veren Özden, “Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Sağlık Bakanlığı’nda 136 bin 258, özel hastanelerde 22 bin 436, üniversite hastanelerinde 18 bin hemşire çalışmakta. Ülkemizde çalışan hemşirelerin yüzde 77’si Sağlık Bakanlığı, yüzde 12,7’si özel hastanelerde, yüzde 10,3’ü üniversite hastanesi kadrolarında görev almaktadır” diye konuştu.

Gülten Özden, 100 bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısının üst düzey gelir grubu ülkelerde 708, Avrupa Birliği’nde 572, Türkiye’de ise 237 olduğunu kaydetti.

Gazi Hastanesi’nde bin 54 yatak kapasitesine sahip olduğunu, geçen yıla oranla hemşire sayısının arttığını belirten Özden, hemşire sayısının artmasından dolayı Gazi Üniversitesi Rektörlüğü’ne teşekkür etti.

Gazi Hastanesi’nde Sağlık Bakanlığı onaylı hemşirelik sertifika kurslarının devam ettiğini dile getiren Özden,  Gazi Hastanesi’nde çalışan hemşirelerin önemli bilimsel kongre ve kurslara katıldığını, bu kongrelerde oturum başkanlığı ve sunum yaptıklarını sözlerine ekledi.

Program hemşirelik mesleğinde 20 yılını dolduran personele plaket takdiminin ardından sona erdi.